DENİZDEN GELEN HAZİNE/ BAŞKALAŞMIŞ TAHTALAR

Sevan Daniyel, denizin getirdiği tahtalarla mucizeler yaratıyor.

S'VAN DESIGN ATÖLYE'DE WORKSHOP ZAMANI!

Sevan Daniyel, Galata'daki atölyesinde yeni yıl itibariyle eğitimlere başlıyor.

AHŞAPLARI TRAKYA VE ADA SAHİLLERİNDEN TOPLUYOR!

Designer Sevan Daniyel, çetin geçen kış aylarında dostlarıyla beraber Trakya ve Ada sahillerine gidip başkalaşmış tahtaları topluyor.

DENİZ TUTKUSU VE SANATI BİRLEŞTİRDİ!

Çocukluktan başlayan deniz tutkusu, denizin getirdiği ahşapları toplaması ve onlara şekil vermesiyle devam ediyor.

ATÖLYE'DEN SATIŞ YAPIYOR!

Designer Sevan Daniyel, Galata'daki atölyesinden satış yapıyor. Sosyal medya aracılığıyla sergilediği ürünlerini gören insanlar, atölyedeki ürünlere oldukça ilgili.

10 Ocak 2020 Cuma

Yaşasın Doğaya Dönüyoruz, Dünya Yenileniyor!





Merhaba,

Ahşap sanatı, günümüzde her yerde kendini hissettirmeye başladı. Şöyle bir söz vardır; doğaya ait olan doğaya gider. Malum son yüzyılda her şey plastikleşti ve betonlaştı. Yan sanayilerin ürettiği katkı maddeli eşyalar ve binalar çevre kirliliğinden gelecek dünyayı zehirlemekten başka bir şey yapmıyor. Oysa doğada bize sunulanlarla yetinsek ve onları geri dönüşüme kazandırsak nasıl da sağlıklı bir dünya oluştuğunu hep birlikte göreceğiz. Tabi insan hayatı maddiyattan daha önemli olamıyor maalesef...

Geçenlerde Building Design'ın haber sitesinde okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tam da benim konumla alakalı bir şeyleri Kuzey Amerika'da hayata geçirmişler, çok sevindim.



Tamamen ahşap podyumlar sayesinde karşılanabilirlik ve sürdürülebilirlik nasıl en üst düzeye çıkarılır...
Mimarlar, sadece güzel, işlevsel ve güvenli değil, aynı zamanda inşa edilmesi daha az maliyetli ve daha hızlı yapılar oluşturmak için giderek daha fazla baskı altındadır. Ahşap podyum yapımı, eski bir malzeme alır ve 21. yüzyıla taşır: Yapılar, daha yüksek yüksekliklere ve bazen dramatik maliyet tasarruflarına ulaşırken, aranan özellikleri (güzellik, aşinalık, karbon tutumu) korur.

Beton olmayan bir konut olmayan ilk hikayenin “podyum” üzerinde iki ile beş konut ahşap çerçevesinden oluşan orta katlı podyum inşaatı, Kuzey Amerika'da yaygındır. Bununla birlikte, podyumun kendisi için beton yerine ahşap kullanarak, tasarımcılar daha sürdürülebilir ve daha az masif bir bina yaratırken genel inşaat maliyetlerini ve süresini daha da azaltabilir. Üstelik bu çalışmaların ahşap kullanıldığı için doğaya ve dünyaya katkısı büyüktür.


Sevan Daniyel
Sea Wood Designer



23 Aralık 2019 Pazartesi

Esin Kaynaklarım...






Merhaba,

Galata'daki küçük ama benim için çok değerli atölyemi görenler bilir, görmeyenleri ise hala bekliyorum. Bu küçük ama büyük hayaller kurduğum çalışma alanımda, kendimle baş başa kaldığım zamanlarım fazlasıyla oluyor. İşte bu çok değerli zamanlarda yaratımlar ve fikirler büyüyor. Beni motive eden duyguya atölyemde düşleyerek ulaşabiliyorum. 

Malzemelerim önümde dururken bana tek yeterli olan şey, sakinlik, düşlemek ve zaman... Çok değil bu bana üretmem için yetiyor bile. Görmek de önemli tabi. Görmek ve onu başlatmak... Arkası mutlaka geliyor.

Evet, bazı etkenleri de gözardı edemem; Örneğin komşum Eleni Sandviç'in beslenmem için hazırladıkları ekmek arası, diğer komşularımın arada kahveye uğramaları ve tabiki Galata'nın en güzel sokağında bir atölyemin olması mükemmel yaratımlarımın esin kaynakları...




8 Aralık 2019 Pazar

Dalgaların Kıyıya Attığı Odunlar Benim Yaşam Amacım Oldu...





Merhabalar,

Bu odun parçalarına merakım olduğu oldukça belli zaten ama aslında yaratılışımızla birlikte bize biçilen görev ve sorumluluklar gözlerimizin önünde yıllarca bizi izleyebiliyor. Bazen bir şey görürsünüz ve bununla ne yapmanız gerektiği hemen anlaşılır. Ama yıllarca o şeyin içinde durursunuz, göremeyebilirsiniz demek istiyorum. :) O inanılmaz dalgaların karaya attığı odun parçaları gözümün önündeydi ve onlara çok sık dokunup, onları amaçsızca, sırf hayranlıkla onların o dalgalarda suyun kuvvetiyle nasıl başkalaştıklarını inceliyordum.

Çünkü ağaçlardan kopan ve denizin haşin dalgalarıyla bilemediğiniz yıl veya zamanda boğuşup, çok enteresan şekillere bürünmeleri bana her zaman olağanüstü gelmiştir. Elime aldığım her dokunduğum odun parçası, bir süre sonra kafamda hikayeleşmeye başladı. Belki ilk zamanlar bunları topladığım ve bir kenarda biriktirmeye başladığım dönemlerde çevremdekiler buna anlam verememiş bile olabilir. Gerçi anlam verememeleri çok normal çünkü kendim de anlamsız ve amaçsız, hayranlıkla topluyordum onları.

Gelin görün ki, hayat çok enteresan... Denize olan tutku, biriktirilen odun parçaları ile onlara anlam biçen kişi biraraya gelince bakın neler çıkıyormuş gördük ve görüyoruz. Eskiye göre daha bilinçli ama hala amatör bir ruhla dokunuyorum ve şekil veriyorum odunlara.

İlk zamanlar onları bir yelkenli, bir tablo, bir abajur veya başka bir şeye dönüştürdüğümde hep kendime saklıyordum. Bir gün artmaya başladılar ve artık onlarla beraber bir atölyeye taşınmam gerektiğini düşünerek, Galata'daki daireye geçtim. Bu sefer orada devam ettim odunlarla uğraşmaya... Onları dönüştürerek insanların dikkatini çekmekti amacım. Bir süre sonra oraya da sığmamaya başladık. Bu sefer çevreme hediyeler vermeyi akıl ettim. Sevdiklerime hediye verdim ve tekrar üretmeye devam ettim. Yine zaman geçiyordu ve yine ben hediye ediyordum. Sonra artık hediye verdiğim canlar da bunları dönüşüme katkı olsun diye satın almaya başladılar.

Sonra... sonra...

Sonrası üretmeye devam, çünkü ilgi gören bir dönüşümün yer alması gereken çok mekan, duvar, yer ve insan yaşamı var. Ve sanırım vermem gereken mesaj yerine çoktan ulaştı bile...


Sevgi ve içtenlikle
Sevan Daniyel

20 Kasım 2019 Çarşamba

Sevan Wood Design'a Hoş Geldiniz...


Merhaba,

Çocukluğumdan beri denize olan tutkum hiçbir zaman bitmek tükenmek bilmedi. O uçsuz bucaksız, yalansız lebi derya deniz hep beni kendine doğru çekti. Ondan gelen her şey; kokusu, dalgası, balığı, yelkencisi, balıkçısı, istiridyesi, pavuryası, bin bir çeşit canlısı ve geldiğimiz nokta başkalaşmış ağaç parçaları…

Evet, önce hobi olarak başladığım denizin getirdiği tahtaları toplama serüvenim, zamanla onlara olan temasım ve yakınlığım vesilesi ile yaratıcılığa dönüştü diyebilirim. Çünkü her bir odun parçasının hikayesi var. Ve o hikaye ise elime aldığım, “gel buraya bakalım, şimdi senin olman gereken yer neresi?” diye sorduktan sonra başlıyor.

Ahşaplara baktığım zaman bana hangi duyguyu veriyor, hangi imgeyi canlandırıyorsa hikayesi de o yönde ilerliyor. Sonucuna baktığımız zaman ise hayat kazanmış oluyorlar.



Atölyeme gelenler bilir, gelmeyenleri de bekliyorum en kısa zamanda. Evet, gelenler bilir çünkü hikayeden neyi kastettiğim oradaki tasarımlarımda apaçık ortada. Bu çok özel bir duygu, bu işi hissetmeden yapmak mümkün değil, tabi bir de istemek, uğraşmak…

Sizlere Sevan Wood Design’ın hikayelerini anlatmaya, yaşadıklarımı ifade etmeye devam edeceğim.
Bu yazım sizlere kısaca bir “merhaba” niteliğinde…

Sevgi ve içtenlikle
Sevan Daniyel