DENİZDEN GELEN HAZİNE/ BAŞKALAŞMIŞ TAHTALAR

Sevan Daniyel, denizin getirdiği tahtalarla mucizeler yaratıyor.

S'VAN DESIGN ATÖLYE'DE WORKSHOP ZAMANI!

Sevan Daniyel, Galata'daki atölyesinde yeni yıl itibariyle eğitimlere başlıyor.

AHŞAPLARI TRAKYA VE ADA SAHİLLERİNDEN TOPLUYOR!

Designer Sevan Daniyel, çetin geçen kış aylarında dostlarıyla beraber Trakya ve Ada sahillerine gidip başkalaşmış tahtaları topluyor.

DENİZ TUTKUSU VE SANATI BİRLEŞTİRDİ!

Çocukluktan başlayan deniz tutkusu, denizin getirdiği ahşapları toplaması ve onlara şekil vermesiyle devam ediyor.

ATÖLYE'DEN SATIŞ YAPIYOR!

Designer Sevan Daniyel, Galata'daki atölyesinden satış yapıyor. Sosyal medya aracılığıyla sergilediği ürünlerini gören insanlar, atölyedeki ürünlere oldukça ilgili.

sevandaniyel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevandaniyel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2020 Pazartesi

Biz Dükkanı Açtık

Merhaba Dostlar,

Bu hafta ben atölyeme, birçok kişi de işlerinin başına döndü...

Birkaç ay önce başlayan pandemi günleri biter mi, bize veya sevdiklerimize de gelirse ne yaparız soruları kafamı meşgul ederken şimdi, şükran duygusu içerisinde bugünleri görmenin mutluluğu ile açtım atölyeyi. Sağlık ne güzel şey, yaşamak ne güzel öyle değil mi?

Öncelikle atölyemi güzelce havalandırdım, neler yapmışım biraz geçmişteki çalışmalarıma baktım. Elimde hangi malzemelerim var, eksikler neler hepsini çıkardım. Sonra güzelce temizlik vs yaptım ve masama oturdum.

Güzelce plan program listemi hazırladım, bu hafta hangi ürünler üzerinde çalışacağım, her şeyi masaya yatırdım ve inceledim.

Tabi güzel bir kahve keyfi ile taçlandırdım, tüm bu anlattıklarımı...




Bizim atölyenin en güzel taraflarından biri de Galata'da olması. Burada hem komşularımla hasret giderdim, hem de Galata'nın hala daha sakin olan sokaklarında bir tur attım. İnanın araya uzun zaman girince rutin yaşantımızın bile ne kadar dolu dolu olduğunu görünce, bir çocuk edasıyla çok mutlu oldum.

Umarım bu pandemi günleri geride kalmıştır ve bir daha insanımıza, ülkemize uğramaz... Tüm dünyada bu salgın biter ve bizler de karanlık odalara hapis olmayız.

Sevgi ve içtenlikle
Sevan Daniyel

6 Nisan 2020 Pazartesi

Baharın Gelişi

 
Bu yıl bahar her zamanki gibi güzel etkisiyle gelmedi  ama hayata dair güzel gelişmelerin olmasını
konusunda umudumuz tam. Henüz karşılayamadık kendisini, oda göstermedi yüzünü daha.Dünyamız bir dönemden geçiyor. Doğa belki hiç olmadığı kadar yorgun ve insanoğlunun payı çok. Evlerimize
kapandığımız bu günlerde doğa kendini dinlendiriyor, yeniliyor ve temizliyor.
         

Bahar gelmesiyle tazelenen doğa , insanlar için bu konuda bonkör  olacaktır.Çünkü bizde doğanın 
parçasıyız. Kendimizi ondan ayrı düşünmemeliyiz. Doğaya olan saygımıza ve onun bir parçası olduğumuzun bilincinden uzaklaşmasaydık  bugün böyle küresel felaketler ile uğraşmıyor olabilirdik.
Doğa olup bitenin farkına varmamızı sağladı, insanlara biraz durun dedi, nefes almak ve yenilenmek için. Doğa ile uyum içinde olmalıyız.

   

 Bahardan, denizden bahsetmişken denizden bahsetmemek olmaz. Deniz bize yine özenle taşıdığı,yolu bizimle birleşen nefis parçalardan yine sunucaktır. Bizde aynı özen ile o parçaları güzel eserlere dönüştüreceğimiz günleri beklemekteyiz.






Sevan Wood Desing olarak bizler gelecek güzel günlerde sizlerle yeniden bir arada olmanın,
üretmenin ve hayata katkı sağlamanın özlemi içerisindeyiz. Bu özlemimiz bittiğinde baharın,
doğanın , her günün anlamı daha fazla değer kazanacak.
Atölyemiz  bu küresel salgından önceki gibi yine eski günlerine dönecektir.Çalışmalarımız 
aynı çoşkuyla ve üretmenin verdiği mutlulukla devam ediyor olacak.

Gelecek güzel günlerde görüşmek ümidiyle.

12 Şubat 2020 Çarşamba

Şubat Ayına Teşekkürle Başladık

Merhaba,

Sevan Wood Design olarak sosyal medyada çalışmalara başladığımız günden bugüne kadar oldukça güzel bir ilgi gördük. İnsanlar atölyemizde yaptığımız çalışmalarımızı paylaştıkça katılım gösterdi ve bizi ziyaret etti. Bu çok hoş ve onur verici bir tablo...



İlgilenen ve atölyemi ziyaret eden tüm dostlara teşekkür ediyorum. Yine bunun yanında atölye konuşmalarından ve sosyal medyada paylaştığım çalışmalardan etkilenen Sn. Candan Arıcı hanım efendi, son restorasyon projesi için mekanı adına benden tablolar satın aldı. Ve o tablolara yeniden hayat verdi, onları ışıklandırdı. Kendisine ayrıca teşekkür ediyorum, sağ olsun. Sanatçı dayanışmasının en güzel örneklerinden birini sergiledi...

Tabi satın almalar, atölyeye katkı sağlıyor. Benim de daha yaratım yapmama olanak tanıyor. Çalışmalarımın ilgi görmesi, değer görmesi beni üretmeye iten başka bir yol diyebiliriz. Sonuçta günümüz dünyasında sadece üretmek yaşam şartlarını bazen zorlaştırabiliyor.

Candan Hanımın dışında da atölyemden çalışmalarımı satın alan ve beni onore eden diğer dostlara da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Evet, bugün bol bol teşekkür etmek istiyorum. Teşekkürler:)



Geçtiğimiz ay yine sosyal medyadan beni bulan Yacht Dergisi ekibine de bana Şubat sayısı sayfalarında yer verdikleri için teşekkür ediyorum. Benimle gelip röportaj yapan arkadaşımız Pelin Özcanlı, çok güzel bir yazı yazmış. Bu röportajı dostlarıma yüksek sesle okuyor ve okurken de çok mutlu oluyorum.

Evet söylediğim gibi üretmek güzel ama üretmek dışında insanlara ulaşmak ve onların desteğini, ilgisini almak daha da güzel...

Sevgi ve içtenlikler
Sevan Daniyel
Wood Designer

10 Ocak 2020 Cuma

Yaşasın Doğaya Dönüyoruz, Dünya Yenileniyor!





Merhaba,

Ahşap sanatı, günümüzde her yerde kendini hissettirmeye başladı. Şöyle bir söz vardır; doğaya ait olan doğaya gider. Malum son yüzyılda her şey plastikleşti ve betonlaştı. Yan sanayilerin ürettiği katkı maddeli eşyalar ve binalar çevre kirliliğinden gelecek dünyayı zehirlemekten başka bir şey yapmıyor. Oysa doğada bize sunulanlarla yetinsek ve onları geri dönüşüme kazandırsak nasıl da sağlıklı bir dünya oluştuğunu hep birlikte göreceğiz. Tabi insan hayatı maddiyattan daha önemli olamıyor maalesef...

Geçenlerde Building Design'ın haber sitesinde okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tam da benim konumla alakalı bir şeyleri Kuzey Amerika'da hayata geçirmişler, çok sevindim.



Tamamen ahşap podyumlar sayesinde karşılanabilirlik ve sürdürülebilirlik nasıl en üst düzeye çıkarılır...
Mimarlar, sadece güzel, işlevsel ve güvenli değil, aynı zamanda inşa edilmesi daha az maliyetli ve daha hızlı yapılar oluşturmak için giderek daha fazla baskı altındadır. Ahşap podyum yapımı, eski bir malzeme alır ve 21. yüzyıla taşır: Yapılar, daha yüksek yüksekliklere ve bazen dramatik maliyet tasarruflarına ulaşırken, aranan özellikleri (güzellik, aşinalık, karbon tutumu) korur.

Beton olmayan bir konut olmayan ilk hikayenin “podyum” üzerinde iki ile beş konut ahşap çerçevesinden oluşan orta katlı podyum inşaatı, Kuzey Amerika'da yaygındır. Bununla birlikte, podyumun kendisi için beton yerine ahşap kullanarak, tasarımcılar daha sürdürülebilir ve daha az masif bir bina yaratırken genel inşaat maliyetlerini ve süresini daha da azaltabilir. Üstelik bu çalışmaların ahşap kullanıldığı için doğaya ve dünyaya katkısı büyüktür.


Sevan Daniyel
Sea Wood Designer



23 Aralık 2019 Pazartesi

Esin Kaynaklarım...






Merhaba,

Galata'daki küçük ama benim için çok değerli atölyemi görenler bilir, görmeyenleri ise hala bekliyorum. Bu küçük ama büyük hayaller kurduğum çalışma alanımda, kendimle baş başa kaldığım zamanlarım fazlasıyla oluyor. İşte bu çok değerli zamanlarda yaratımlar ve fikirler büyüyor. Beni motive eden duyguya atölyemde düşleyerek ulaşabiliyorum. 

Malzemelerim önümde dururken bana tek yeterli olan şey, sakinlik, düşlemek ve zaman... Çok değil bu bana üretmem için yetiyor bile. Görmek de önemli tabi. Görmek ve onu başlatmak... Arkası mutlaka geliyor.

Evet, bazı etkenleri de gözardı edemem; Örneğin komşum Eleni Sandviç'in beslenmem için hazırladıkları ekmek arası, diğer komşularımın arada kahveye uğramaları ve tabiki Galata'nın en güzel sokağında bir atölyemin olması mükemmel yaratımlarımın esin kaynakları...




8 Aralık 2019 Pazar

Dalgaların Kıyıya Attığı Odunlar Benim Yaşam Amacım Oldu...





Merhabalar,

Bu odun parçalarına merakım olduğu oldukça belli zaten ama aslında yaratılışımızla birlikte bize biçilen görev ve sorumluluklar gözlerimizin önünde yıllarca bizi izleyebiliyor. Bazen bir şey görürsünüz ve bununla ne yapmanız gerektiği hemen anlaşılır. Ama yıllarca o şeyin içinde durursunuz, göremeyebilirsiniz demek istiyorum. :) O inanılmaz dalgaların karaya attığı odun parçaları gözümün önündeydi ve onlara çok sık dokunup, onları amaçsızca, sırf hayranlıkla onların o dalgalarda suyun kuvvetiyle nasıl başkalaştıklarını inceliyordum.

Çünkü ağaçlardan kopan ve denizin haşin dalgalarıyla bilemediğiniz yıl veya zamanda boğuşup, çok enteresan şekillere bürünmeleri bana her zaman olağanüstü gelmiştir. Elime aldığım her dokunduğum odun parçası, bir süre sonra kafamda hikayeleşmeye başladı. Belki ilk zamanlar bunları topladığım ve bir kenarda biriktirmeye başladığım dönemlerde çevremdekiler buna anlam verememiş bile olabilir. Gerçi anlam verememeleri çok normal çünkü kendim de anlamsız ve amaçsız, hayranlıkla topluyordum onları.

Gelin görün ki, hayat çok enteresan... Denize olan tutku, biriktirilen odun parçaları ile onlara anlam biçen kişi biraraya gelince bakın neler çıkıyormuş gördük ve görüyoruz. Eskiye göre daha bilinçli ama hala amatör bir ruhla dokunuyorum ve şekil veriyorum odunlara.

İlk zamanlar onları bir yelkenli, bir tablo, bir abajur veya başka bir şeye dönüştürdüğümde hep kendime saklıyordum. Bir gün artmaya başladılar ve artık onlarla beraber bir atölyeye taşınmam gerektiğini düşünerek, Galata'daki daireye geçtim. Bu sefer orada devam ettim odunlarla uğraşmaya... Onları dönüştürerek insanların dikkatini çekmekti amacım. Bir süre sonra oraya da sığmamaya başladık. Bu sefer çevreme hediyeler vermeyi akıl ettim. Sevdiklerime hediye verdim ve tekrar üretmeye devam ettim. Yine zaman geçiyordu ve yine ben hediye ediyordum. Sonra artık hediye verdiğim canlar da bunları dönüşüme katkı olsun diye satın almaya başladılar.

Sonra... sonra...

Sonrası üretmeye devam, çünkü ilgi gören bir dönüşümün yer alması gereken çok mekan, duvar, yer ve insan yaşamı var. Ve sanırım vermem gereken mesaj yerine çoktan ulaştı bile...


Sevgi ve içtenlikle
Sevan Daniyel

20 Kasım 2019 Çarşamba

Sevan Wood Design'a Hoş Geldiniz...


Merhaba,

Çocukluğumdan beri denize olan tutkum hiçbir zaman bitmek tükenmek bilmedi. O uçsuz bucaksız, yalansız lebi derya deniz hep beni kendine doğru çekti. Ondan gelen her şey; kokusu, dalgası, balığı, yelkencisi, balıkçısı, istiridyesi, pavuryası, bin bir çeşit canlısı ve geldiğimiz nokta başkalaşmış ağaç parçaları…

Evet, önce hobi olarak başladığım denizin getirdiği tahtaları toplama serüvenim, zamanla onlara olan temasım ve yakınlığım vesilesi ile yaratıcılığa dönüştü diyebilirim. Çünkü her bir odun parçasının hikayesi var. Ve o hikaye ise elime aldığım, “gel buraya bakalım, şimdi senin olman gereken yer neresi?” diye sorduktan sonra başlıyor.

Ahşaplara baktığım zaman bana hangi duyguyu veriyor, hangi imgeyi canlandırıyorsa hikayesi de o yönde ilerliyor. Sonucuna baktığımız zaman ise hayat kazanmış oluyorlar.



Atölyeme gelenler bilir, gelmeyenleri de bekliyorum en kısa zamanda. Evet, gelenler bilir çünkü hikayeden neyi kastettiğim oradaki tasarımlarımda apaçık ortada. Bu çok özel bir duygu, bu işi hissetmeden yapmak mümkün değil, tabi bir de istemek, uğraşmak…

Sizlere Sevan Wood Design’ın hikayelerini anlatmaya, yaşadıklarımı ifade etmeye devam edeceğim.
Bu yazım sizlere kısaca bir “merhaba” niteliğinde…

Sevgi ve içtenlikle
Sevan Daniyel