10 Ocak 2020 Cuma

Yaşasın Doğaya Dönüyoruz, Dünya Yenileniyor!





Merhaba,

Ahşap sanatı, günümüzde her yerde kendini hissettirmeye başladı. Şöyle bir söz vardır; doğaya ait olan doğaya gider. Malum son yüzyılda her şey plastikleşti ve betonlaştı. Yan sanayilerin ürettiği katkı maddeli eşyalar ve binalar çevre kirliliğinden gelecek dünyayı zehirlemekten başka bir şey yapmıyor. Oysa doğada bize sunulanlarla yetinsek ve onları geri dönüşüme kazandırsak nasıl da sağlıklı bir dünya oluştuğunu hep birlikte göreceğiz. Tabi insan hayatı maddiyattan daha önemli olamıyor maalesef...

Geçenlerde Building Design'ın haber sitesinde okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tam da benim konumla alakalı bir şeyleri Kuzey Amerika'da hayata geçirmişler, çok sevindim.



Tamamen ahşap podyumlar sayesinde karşılanabilirlik ve sürdürülebilirlik nasıl en üst düzeye çıkarılır...
Mimarlar, sadece güzel, işlevsel ve güvenli değil, aynı zamanda inşa edilmesi daha az maliyetli ve daha hızlı yapılar oluşturmak için giderek daha fazla baskı altındadır. Ahşap podyum yapımı, eski bir malzeme alır ve 21. yüzyıla taşır: Yapılar, daha yüksek yüksekliklere ve bazen dramatik maliyet tasarruflarına ulaşırken, aranan özellikleri (güzellik, aşinalık, karbon tutumu) korur.

Beton olmayan bir konut olmayan ilk hikayenin “podyum” üzerinde iki ile beş konut ahşap çerçevesinden oluşan orta katlı podyum inşaatı, Kuzey Amerika'da yaygındır. Bununla birlikte, podyumun kendisi için beton yerine ahşap kullanarak, tasarımcılar daha sürdürülebilir ve daha az masif bir bina yaratırken genel inşaat maliyetlerini ve süresini daha da azaltabilir. Üstelik bu çalışmaların ahşap kullanıldığı için doğaya ve dünyaya katkısı büyüktür.


Sevan Daniyel
Sea Wood Designer



0 yorum:

Yorum Gönder